Politika

Dün Yapılan Uyarılara Kulak Asmayanlara!

DB

“Şimdi bir müzakere süreci yaşıyoruz. Bu müzakere sürecinin taraflarından birisi silahı, terörü kullananlar ile onun siyasi yandaşlarıdır. Müzakerenin diğer tarafı ise, AKP iktidarıdır. “

“AKP iktidarı  bu müzakereden ne beklediğini açıkladı. Nedir beklenen? “Silahların bırakılması, anaların gözyaşının dinmesi, Türk bayrağına sarılmış tabutların köylerimize, kasabalarımıza artık gelmemesi.”

“Peki o merkezlerin bekleyişi nedir? Terör merkezinin bekleyişi, Türk milletini ayırmaktır. Etnik temelde milleti ayrıştırmaktır.”

“PKK’ya bu hedefi verenler de çoğu kere yurtdışındaki merkezlerdir. Çünkü onların hedefi de, Ortadoğu coğrafyasını yeniden şekillendirmektir. Şimdi geldiğimiz noktada Türkiye etnik temelde ayrıştırılmak isteniyor.”

“İktidar bu tuzağa düşmüştür. İktidar bu tuzağın içine bilerek girmiştir.”

“Şu bir gerçektir ki iktidar Türkiye’yi etnik ayrışmaya götürmek isteyenlere alet olmaktadır.”

Bu açıklamalar Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait. Baykal, bu açıklamaları 9 Eylül 2009 tarihinde gerçekleşen CHP İl Başkanları toplantısında yaptı. O zamanlar açılım süreci denen çadır tiyatrosu yeni başlatılmış ve AKP tarafından bu çadır tiyatrosuna alet edilmek istenen CHP için kritik bir dönem yaşanmaktaydı.

Baykal ise,

“Rotası belli olmayan gemiye binmeyiz.”

diyerek AKP’nin çadır tiyatrosunu elinin tersiyle itmişti.

Bugüne geldiğimizde ise, Baykal’ın o gün ve  sonrasında yapmış olduğu açıklamaların adeta “tarihe not düşme” niteliği taşıdığını anlıyoruz.

AKP ve Erdoğan, iç dış politikada olduğu gibi iç politika da stratejik derinliklerinin olmadığını göstermiş oldu. İç siyaseti, etnik kimlik ayrımcılığı yapmak olarak görenler, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu ortamın ana sorumlularıdır.

Bugün bir kez daha gördük ki AKP’nin açılım adı verilen çadır tiyatrosu, Kürt halkına değil, terör örgütüne yarar sağlamış ve terör eylemlerinin iktidar eliyle meşrulaştırılmasına olanak tanımıştır.

Valilere, belediye başkanlarına ve kaymakamlara verilen “dokunmayın” talimatı da AKP ve Erdoğan’ın, batılı devletler tarafından nasılda bu tuzağa düşürüldüğünün en net ve açık göstergesidir.

“Anaların göz yaşları dinecek”

diyerek yola çıkanların, anaların dahi yok edilmesine varan terör eylemlerinde hiç mi suçu yoktur?

“Her tülü milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık.”

diyerek etnisiteyi siyasallaştıranlar milli ayrışmanın baş mimarları olarak tarihin karanlık sayfalarında ki yerini almıştır.

***

Evet, bugünkü ortamın tek suçlusu AKP iktidarı ve Erdoğan’dır.

2009 yılında Baykal’ın yapmış olduğu uyarılara kulak asmayanlar görmüş oldu ki;

  • Açılım süreci, barış getirmedi.
  • Açılım süreci, bölgede yaşayana Kürt kökenli vatandaşların temel sorunlarını çözmek yerine onları evlerinden, topraklarından göç etmek zorunda bıraktı.
  • Açılım süreci, milli bir ayrışmayı doğurdu.
  • Açılım süreci, alt kimlik-üst kimlik tartışmasını doğurdu.
  • Açılım süreci, “Ulus Devlet” olgusunu zedeledi.
  • Açılım süreci, iktidarın, terör örgütünün istekleri doğrultusunda hareket ettiğini gösterdi.
  • Açılım süreci, kan ve göz yaşı getirdi.
  • Açılım süreci, bölünme çanlarının çalmasını sağladı.

Dün uyardık, kulak asmadınız. Bari bundan sonra gerçekleri görürsünüz. Zararın neresinden dönülse kardır.

Bu ülke bizim.

Bu ülke hepimizin.

Ayrışmayalım, birlik olalım…

Yazar Hakkında

Serhat Çevrim

Serhat Çevrim

Blogger, Yazar,
Atatürkçü, Genç Politikacı,
Daha fazlası için hakkımda sekmesini ziyaret edebilirsiniz.

Yorumdan ayrıl

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com